PDA

Tam Sürümü Gör : Baba beni ne zaman maça götüreceksin!!!!!


x0xmuratx0x
31.08.2007, 04:13
Kötü sıcak. Kızgın güneş Ankara’yı hınç alırmışçasına yakıyor. Cayır cayır yakıyor. Futbol sezonun henüz açıldığı, sakil bir Arap şehrini andıran Başkent’in, Melih Gökçek gazabına uğradığı susuz, huzursuz günlerde, dolmuşun birinde…

Altı-yedi yaşlarında ki çocuk,

‘Fener yendi değil mi dün akşam baba…’ diye soruyor, sonra daha cevabı bile beklemeden “Hangi takımı” diye devam ederek.

Belli ki, futbol bilinci henüz bir temele oturmamış…

O sessizliğin ortasında, baba başlıyor anlatmaya, heyecanlı;

“Anderlecht” diyor, “Avrupa takımı” diyor, “Carlos, Alex, Lugano” Konuştukça sesi yükseliyor. Konuştukça övünme halleri artıyor. O konuşurken, anlatılanları anlamaya çalışıyor küçük çocuk.

“Beşiktaş’ı mı yendik…“

Hayır” diyor baba, “Söyledim ya, Avrupa takımı…”

Heyecanla anlatıyor, “Biz en büyüğüz …” filan diyor…

İşte o anda, tam da ses tonunun yükseldiği anlarda, o sıcakta, dolmuşun tam ortasında. Can alıcı soruyu soruyor çocuk, yaşından beklenmeyecek bir edayla pat diye soruyor.

“Beni ne zaman maça götürcen baba?”.

Önce duymuyor soruyu baba, belki de duymazdan geliyor, anlatmaya devam ediyor,

“Carlos, Alex, Lugano...”

Ama yine soruyor küçük çocuk.

“Beni ne zaman maça götürcen baba?’

Duruyor baba, beklemiyor bu soruyu.

“Maça gitmek mi? İşte o zor…” diyor.

“Biliyorsun burası Ankara, biz burada yaşıyoruz, İstanbul’da yaşasaydık belki giderdik ama biz Ankaralıyız, o yüzden zor…”’ diyor.

Ve ekliyor,

“Aslında, bende gitmek istiyorum ama…”

Sonra, televizyondan izlediği her cümlesinden belli maçı, oğluna anlatmaya devam ediyor,

“Carlos, Alex, Lugano…”

Öylece bakıyor çocuk, babasının söylediklerini tekrarlıyor, o dolmuşta, o sıcakta baba hararetle anlatıyor…


***

O gün, o sıcakta, o dolmuşta, babasının tuttuğu takımın taraftarı bir çocuk daha saflara, çoğunluğa katılıyor. Bir çocuk daha klonlanıyor. Bir çocuk daha, büyürken kendi şehrinden uzaklaşıyor. Hemen herkesin zengin ve güçlüden yana olduğu, hemen herkesin yedi tepeli bir şehre sevdalı olduğu, hemen herkesin üç takımdan birini tuttuğu;

teflon saflara katılıyor.

Beter düzenin saflarına…

Taraftarı olduğu takımı yalnızca televizyon kanallarında izleyen, stadının yolunu bile bilmeyen, balkona bayrak, arabaya çıkarma asmayı, galibiyette havaya sıkmayı taraftarlık bellemiş, şehir milliyetçiliği gelişmemiş, kendi şehrinin değerlerine sahip çıkmayanların arasına…

Zafer avcılarının saflarına…


***

Çok bilindik bir futbol cümlesidir,

“Bir gün herkes Fenerbahçeli olacak…” derler, tam Türk’ün futbol anlayışını özetleyen.

Buna benzer bir cümleyi İngiltere’de söyleseler,

“Bir gün herkes Manchester United’lı olacak…’ deseler mesela, malum İngiliz futbolunun en zengin takımı.

Onca Manchester City, Arsenal, Liverpool, Middlesborough, Bolton, Everton, Leeds United, Tottenham, Chelsea, Nottingham Forest, Newcastle United vs vs taraftarına şaka gibi gelir bu cümle.

Gülerler söyleyene. Çatlayana kadar gülerler…

Zira futbolun beşiğinde şehir milliyetçiliği gelişmiştir ve haliyle rekabet. Taraftar, kendi yöresinin takımını tutar, maçına gider, sezonluk biletini alır ve durumu ne olursa olsun takımına destek verir.

Bizde ise…

Çok küçükken, babamın elimden tutup maçlara götürdüğü zamanlardan beri süregelen beter düzen. Yıkmak ne mümkün. Futbol, her daim üç İstanbul takımına dair. Spor sayfalarında, hep ayni teraneler, Pazar akşamları televizyon kanallarında hep aynı takımların bitmez görüntüleri. Canlı yayınlar, üçlü oligarşinin futbol ulemaları, tartışmalar. Beter düzenin çocukları, yurdun her köşesinde yaşar İstanbul’u, gitmeseler de, görmeseler de. Futbol deyince, neredeyse tüm ülke ‘İstanbulludur’ aslında.

Benim yurdumda, küçük çocuklar, stadını şöyle dünya gözüyle bir kez bile görmenin mümkün olmadığı uzak takımlarının masalları ile büyürler…

“Carlos, Alex, Lugano…”

Her sabah uyandıklarında, gazetelerin spor sayfalarında yalnızca üç takımın haberlerini okumaya alışmış, her spor programında üç takımın ninni tadında haberlerini dinleyen beter düzenin çocukları, bir gün mutlaka üç takımdan birini tutacaklardır, zira çocuk ne görürse onunla büyür.

Dibine kadar televole kültürü ile yoğrulmuş, lümpen, popüler bir kültürü özendirme durumu bizim taraflığımız. Spor sayfalarında, televizyon kanallarında.

Bunca tele-taraftar arasında, haliyle tavan yapar dekoder satışı…

Bir gün herkes Fenerbahçeli olmasa da güzel yurdumda, bir gün herkes üç İstanbulludan birinin taraftarı olacaktır. Sistem bunu istemektedir zira.

Çocuklar, babaların izlerinden yürür zira.

Asla takımının stadını göremeyecek olsa da…


***

O yüzden bir şişe su parasından bile ucuzken maç biletleri, Ankara takımları boş tribünlere. O yüzden Antep’de, Samsun’da, İzmir’de doğup büyüyen İstanbul taraftarları.

O yüzden tele- taraftar kültürü, o yüzden dekoder satışları, o yüzden ”Hangi takımı tutuyorsun” sorusuna verilecek cevap mutlaka ama mutlaka üç takımdan biri olmalı, soruyu soranı şaşırtmama adına…

O yüzden dolmuşta ki çocuk, o yüzden İstanbul sevdalısı, Ankaralı baba…

O yüzden…

Bugün, o masalı babasından dinleyen küçük çocuk, yarın kendi çocuğuna anlatacaktır.

Şimdi, söyle dönüp bir bakın etrafınıza, kulak verin, başka şehirlerde yaşayıp İstanbul takımlarına tutkun, hayatında takımının stadını görmemişleri göreceksiniz…

O yüzden,

Türk futbolunda;

“Beni ne zaman maça götürcen baba?”

sorusu nafiledir…

Türk futbolunda aslolan İstanbul masalıdır…

Yazar: Ziya Adnan
Birgün Gazetesi

x0xmuratx0x
31.08.2007, 04:14
Lütfen okuyun gercekten çok güzel bir yazı
şunu da belirtmek istiyorum yazının orjinali bana ait değil

king38
31.08.2007, 09:25
:D güzelmiş

rt38
31.08.2007, 09:44
evet çok güzel

realk@yseri
31.08.2007, 12:20
öyle babalar yok olmadıkça 3 eziklerde yok olmaz

megs38
31.08.2007, 12:24
güzel ve acı

mali38
31.08.2007, 15:05
okadar güzelki gözlerim doldu valla.

mrvaykut
31.08.2007, 18:55
cok güzel bi yazı gercekten cok dogru bi noktaya temas etmis

adEnisaY38
31.08.2007, 19:00
güzel kardes

LEVENT ŞEKER
02.09.2007, 00:59
güsel ve etkileyici

Quaresmaa
03.09.2007, 21:43
güzel ama hepisinin sonuda büyüklere bağlanacak yazık vallahı o çocugun yerınde olmak ıstemezdım

Ayhan BAYNAL
04.09.2007, 01:50
yazı kimin adı belli ise adı ile ana sayfaya koyacağım.

omerix
04.09.2007, 03:29
güzel yazı tebrikler

emre_38_ks
04.09.2007, 03:58
öyle babalar yok olmadıkça 3 eziklerde yok olmaz

cocugu baba katili yapacan sende :w00t2:

mevlo
04.09.2007, 15:58
Yazı gerçekten çok güzel; şimdi aynı soruları benim 3.5 yaşındaki oğlumda soruyor. Her ne kadar istanbulda doğup büyümüş isem de Kayserispor taraftarıyım ve oğlumuda Kayserispor taraftarı yapmak için elimden geleni yapıyorum. Bu sene sadece 7gün bulunabildiğim kayseride ilk kez maça gidebildim ve sadece oğlumu Kayserispor tarftarı yapabilmek için onu da maça götürdüm manisa maçındaki gözlerinde o pırıltıyı daha önca hiç görmemiştim. Hele birde goller gelince artık 3.5 yaşında koyu Kayserisporlu bir taraftar vardı. Benim tavsiyem Kayseride ikamet edipte çocuklar için uygun havalarda maça lütfen yalnız gitmeyin oğlunuzu, kızınızı, yeğeninizi veya komşunuzun çocukları da olabilir yanınıza alın; işte o zaman gerçekten o çocukların büyüdüklerinde Kayserispor taraftarı olacaklarından şüphe edilemez.

ProcNear
05.09.2007, 11:18
Bir sahne hatırlarım,, geçen sezonun başıydı galiba bir çoğumuz hatırlar. beşiktaş maçıydı galiba...Bir adam sakat arabasıyla gelmiş iki kızı var. Birisinin üstüne beşiktaş, diğerinde galatasaray forması var... Ama maç kayserisporun.. Bu adam kayserili olabilir veya olmayabilir.. ancak garip olanı kayseride yaşayıp, oranın ekmeğini yiyip, Kayserisporun maçına gelip rakibi tutmak hatta daha semtini bile bilmedği bir şehrin takımını tutmak.. çok üzülmüştüm... o adam yaptığını normal görüyordu, farkında değildi hiç bir şeyin. Hatta bir çok kimse normal görüyordu.. ama asıl sorunda bu değil mi? 3 istanbulu tutmanın anormal sayılması gerekirken normal sayılması değil mi anormal olan? tutabilirsin ama önce kendi şehrini... yaşadığın yeri sahipleneceksin. burda yiyip desteği onlara vermeyeceksin...

İnsanlar bilinçsiz ve bilinçsizliğinin bile farkında değiller. Asıl tehlike budur. Cahilliğinin farkında olmamak... Bizim insanımız nasıl bir hata yaptığının farkında değil. O yüzden ellerine somur bir delil vermedikçe bu istanbul takımı sevdaları bitmez... Bu somut delil hakeme, medyaya ve diğer bütün içimizden çıkan olumsuzlukalra rağmen şampiyonluk ipini göğüslemek. Hem de defalarca.
Çünkü bizim insanımız yazıda belirtildiği gibi güçlünün yanında zenginin yanında.
Ancak o zaman belki uyanacaklar istanbul sevdasından... İşimiz çok or ama imkansız değil.. Öncelikle başarılar bitmemeli ki bu insanlar güçlü!nün yanında olsunlar...
Carlos Alex Laguna yerine Mehmet Fatih Toledo dedirtebilmek....

mali38
05.09.2007, 13:12
Bir sahne hatırlarım,, geçen sezonun başıydı galiba bir çoğumuz hatırlar. beşiktaş maçıydı galiba...Bir adam sakat arabasıyla gelmiş iki kızı var. Birisinin üstüne beşiktaş, diğerinde galatasaray forması var... Ama maç kayserisporun.. Bu adam kayserili olabilir veya olmayabilir.. ancak garip olanı kayseride yaşayıp, oranın ekmeğini yiyip, Kayserisporun maçına gelip rakibi tutmak hatta daha semtini bile bilmedği bir şehrin takımını tutmak.. çok üzülmüştüm... o adam yaptığını normal görüyordu, farkında değildi hiç bir şeyin. Hatta bir çok kimse normal görüyordu.. ama asıl sorunda bu değil mi? 3 istanbulu tutmanın anormal sayılması gerekirken normal sayılması değil mi anormal olan? tutabilirsin ama önce kendi şehrini... yaşadığın yeri sahipleneceksin. burda yiyip desteği onlara vermeyeceksin...

İnsanlar bilinçsiz ve bilinçsizliğinin bile farkında değiller. Asıl tehlike budur. Cahilliğinin farkında olmamak... Bizim insanımız nasıl bir hata yaptığının farkında değil. O yüzden ellerine somur bir delil vermedikçe bu istanbul takımı sevdaları bitmez... Bu somut delil hakeme, medyaya ve diğer bütün içimizden çıkan olumsuzlukalra rağmen şampiyonluk ipini göğüslemek. Hem de defalarca.
Çünkü bizim insanımız yazıda belirtildiği gibi güçlünün yanında zenginin yanında.
Ancak o zaman belki uyanacaklar istanbul sevdasından... İşimiz çok or ama imkansız değil.. Öncelikle başarılar bitmemeli ki bu insanlar güçlü!nün yanında olsunlar...
Carlos Alex Laguna yerine Mehmet Fatih Toledo dedirtebilmek....


belkide suç bizde. bende böyle bişeye tanık olmuştum yine bjk maçı 20-21 yaşlarında bir kız bjk formasıyla erkilete gelmişti

evet belkide suç bizde.
sen inönüdeki maça kayserispor formasıyla gir bakalım bi bjk tribününe.
gir bakalım samiyene
gir bakalım kadiköye
biz giremeyiz niye adamlar orda vallahi linç ederler bizi.
peki biz niye bu kadar hoş görülüyüz. bjk formalı kişiyi ıslıklamak istiyenlere neden OTUR(ÇEKRDEKÇİ) AMCALAR izin vermiyo.belki ıslıklasak bi daha kimse böyle bişeye cesaret edemiyecek. ıslıklamadık ne oldu. geçen manisa maçında maratonda 1+ erkilette 2 tane gs formalı adam gördüm. belki 3-5 aç sonra bu 10 olacak.

abicim sen bide bunu düşün. suç bizdemi, onlardamı

eğer suç bizdeyse aramızdaki çekirdekçi amcaları, boş tribünlere oynama pahasına temizleyelim

enex_ks
05.09.2007, 13:17
belkide suç bizde. bende böyle bişeye tanık olmuştum yine bjk maçı 20-21 yaşlarında bir kız bjk formasıyla erkilete gelmişti

evet belkide suç bizde.
sen inönüdeki maça kayserispor formasıyla gir bakalım bi bjk tribününe.
gir bakalım samiyene
gir bakalım kadiköye
biz giremeyiz niye adamlar orda vallahi linç ederler bizi.
peki biz niye bu kadar hoş görülüyüz. bjk formalı kişiyi ıslıklamak istiyenlere neden OTUR(ÇEKRDEKÇİ) AMCALAR izin vermiyo.belki ıslıklasak bi daha kimse böyle bişeye cesaret edemiyecek. ıslıklamadık ne oldu. geçen manisa maçında maratonda 1+ erkilette 2 tane gs formalı adam gördüm. belki 3-5 aç sonra bu 10 olacak.

abicim sen bide bunu düşün. suç bizdemi, onlardamı

eğer suç bizdeyse aramızdaki çekirdekçi amcaları, boş tribünlere oynama pahasına temizleyelim


cok doğru suc bizde....istanbulda nasil davranıyorlarsa bizde öyle davranmalıyız......yoksa bu düzen böyle gider...adama bakıyorum normal günde 3 eziklerin formalarını giyiyorlar herhalde en rahat şehir kayseri bu konuda...buna care bulunması lazim ...nasıl dersen istanbuldaki yaptıkları gibi...

Cörekdere38
05.09.2007, 14:28
Yazı gerçekten çok güzel; şimdi aynı soruları benim 3.5 yaşındaki oğlumda soruyor. Her ne kadar istanbulda doğup büyümüş isem de Kayserispor taraftarıyım ve oğlumuda Kayserispor taraftarı yapmak için elimden geleni yapıyorum. Bu sene sadece 7gün bulunabildiğim kayseride ilk kez maça gidebildim ve sadece oğlumu Kayserispor tarftarı yapabilmek için onu da maça götürdüm manisa maçındaki gözlerinde o pırıltıyı daha önca hiç görmemiştim. Hele birde goller gelince artık 3.5 yaşında koyu Kayserisporlu bir taraftar vardı. Benim tavsiyem Kayseride ikamet edipte çocuklar için uygun havalarda maça lütfen yalnız gitmeyin oğlunuzu, kızınızı, yeğeninizi veya komşunuzun çocukları da olabilir yanınıza alın; işte o zaman gerçekten o çocukların büyüdüklerinde Kayserispor taraftarı olacaklarından şüphe edilemez.

valla helal olsun abi keske herkes senin gibi olsa
:clap2::clap2::clap2::clap2:

ZiyaAdnan
06.09.2007, 01:18
Sevgili Kayserisporlu kardeşlerim,

Formunuzda yer alan 'Baba Beni Ne Zaman Maça Götürcen" yazısı bana aittir ve geçtiğimiz Pazar günü Birgün gazeresinde yayınlanmıştır.

Yazımın formunuzda yayınlanmasında benim açımdan bir sakınca yoktur, ancak yazarı bilinmiyor ibaresi bilgi eksikliğini göstermektedir...

Gereğini yaparsanız sevinir, Kayserispor'a başarılar dilerim...

Ziya Adnan