imparator38
16.06.2008, 14:39
Gitmeyi son anda başardığımız Avrupa Şampiyonasında, gidişimiz ölçüsünde bize tanınan şansa sınırlıydı.Öncelikle Avrupalılar Türkler bu sefer Viyanaya gelemeyecek diyor ve Millilerimize bakıuşlarını çok net ortaya koyuyorlardı. Aday kadrolar açıklandığında Ülkemizde de bir karamsarlık ve güvensizlik hakim oldu. İşler güzümüzde büydükçe büyüdü, Portekizin yıldızları, İsviçrenin takım oyunu, Çeklerin ekolu dedik ve bizde Viyanayı göreceğimize inanmadık. Bu inançta, daha doğrusu inançsızlıkta en büyük faktör kuşkusuz Fatih Terim di, aday kadroya çağırdıkları ve çağırmadıklarıyla, gönderdikleri ile 11 leriye hep büyük soru işaretleri uyandırdı, yediden yetmişe tüm Türkiye' nin aklında.
Peki ne oldu da herkes yanıldı, ne oldu da destanlar kazındı Avrupanın göbeğine Fatih Terim' in stratejileri mi, kadrosu mu, oyun düzeni mi, bakıldığında bunların hiçbiri olmadığını görmek pek zor değil, Fatih Terim zihniyeti daha ilk maçta yenilmiş ve artık ama ülke ama medya baskısıyla önce kadro değişmişti sonraki maçlarda, sonrada futbolcularımızın inancı, özgüveni gelmişti ve sonrası malüm. Son maçın son 15 dk. Hamit' in kendi mevkisine ancak geçiyor olması bile bunun bir göstergesi gibiydi. İşin temelindeki nedenlerin başında hemen hemen tüm oyuncuların uluslararası başarı açlığı ve bunu bastırma isteğiydi. Bunun devam ederek daha yukarılara gitmek eminim hepsinin ve hepimizin isteğidir.
Bizi buralara taşıyan sakatlık, acı ve yenilgi dinlemeden arzusunu, hırsını ve inancını yitirmeden can siperane mucadele eden Milli futbolcularımızı ülke olarak yürekten tebrik ediyoruz. Öncelikle bizlere sonrasında tüm Avrupa ya ders niteliğindeki destanı okumak, dinlemek ve seyretmek kadar bizleri bu hafta ne mutlu edebilirki.
İyi günde kötü söz hoş olmaz ama, şunu da unutmamak lazım 270 dk. da sadece 45 dk. lık iyi oyunla buralara geldiğimize buda yetti deyip sevinmeli mi? yoksa neden herzaman böyle oynayıp kupayı biz almıyoruz deyip üzülmeli miyiz bilemiyorum. İnşallah bundan sonraki maçlarda Türkiye Milli takımı gibi oynayıp herşeye ragmen kupayı almanın çok da zor olmadığını gördük ve tüm Avrupaya da gösterdik.
Yolun Açık Olsun Türkiye.
Saygılarımla.
Çağlar Özdamar
Peki ne oldu da herkes yanıldı, ne oldu da destanlar kazındı Avrupanın göbeğine Fatih Terim' in stratejileri mi, kadrosu mu, oyun düzeni mi, bakıldığında bunların hiçbiri olmadığını görmek pek zor değil, Fatih Terim zihniyeti daha ilk maçta yenilmiş ve artık ama ülke ama medya baskısıyla önce kadro değişmişti sonraki maçlarda, sonrada futbolcularımızın inancı, özgüveni gelmişti ve sonrası malüm. Son maçın son 15 dk. Hamit' in kendi mevkisine ancak geçiyor olması bile bunun bir göstergesi gibiydi. İşin temelindeki nedenlerin başında hemen hemen tüm oyuncuların uluslararası başarı açlığı ve bunu bastırma isteğiydi. Bunun devam ederek daha yukarılara gitmek eminim hepsinin ve hepimizin isteğidir.
Bizi buralara taşıyan sakatlık, acı ve yenilgi dinlemeden arzusunu, hırsını ve inancını yitirmeden can siperane mucadele eden Milli futbolcularımızı ülke olarak yürekten tebrik ediyoruz. Öncelikle bizlere sonrasında tüm Avrupa ya ders niteliğindeki destanı okumak, dinlemek ve seyretmek kadar bizleri bu hafta ne mutlu edebilirki.
İyi günde kötü söz hoş olmaz ama, şunu da unutmamak lazım 270 dk. da sadece 45 dk. lık iyi oyunla buralara geldiğimize buda yetti deyip sevinmeli mi? yoksa neden herzaman böyle oynayıp kupayı biz almıyoruz deyip üzülmeli miyiz bilemiyorum. İnşallah bundan sonraki maçlarda Türkiye Milli takımı gibi oynayıp herşeye ragmen kupayı almanın çok da zor olmadığını gördük ve tüm Avrupaya da gösterdik.
Yolun Açık Olsun Türkiye.
Saygılarımla.
Çağlar Özdamar